Tek depoyla çalışırken "stokta var mı?" sorusunun tek bir cevabı vardır. İkinci depo açıldığı anda bu soru eksik hale gelir.
Toplamda yüz adet olması, müşterinin bulunduğu şehirdeki depoda mal olduğu anlamına gelmez. Satış vaadi verilir, sonra sevkiyat yapılamaz.
Bu yazıda depo bazlı görünürlüğü, sipariş yönlendirmeyi ve çok depolu yapıda kurulması gereken düzeni anlattık.
İçindekiler
Ne zaman çok depoya geçilir?
İkinci bir fiziksel lokasyon açıldığında bu geçiş zorunlu hale gelir. Ancak aynı bina içinde de birden fazla depo tanımlamak gerekebilir.
Örneğin karantina alanı, iade deposu veya hasarlı ürün bölgesi ayrı depo olarak tanımlanır. Bu ürünler satılabilir stok içinde görünmemelidir.
Mağazacılıkta her mağaza bir depodur. Perakende zincirlerinde depo sayısı hızla artar; zincir mağaza yönetimi yazısına bakabilirsiniz.
Sıcak satış yapan dağıtım işletmelerinde araçlar da birer depodur; sıcak satış yazısında ele aldık.
Depo türleri
Ana depo. Tedarikten gelen malın ilk girdiği yer. Genellikle en büyük stok burada tutulur.
Şube veya mağaza deposu. Satış noktasına yakın, hızlı hareket eden ürünlerin bulunduğu alan.
Araç deposu. Saha ekiplerinin taşıdığı stok. Gün sonunda mutabakat gerektirir.
Karantina ve iade deposu. Kontrol bekleyen ürünler. Satılabilir stok dışında tutulur.
Konsinye deposu. Müşteride duran ama mülkiyeti sizde olan mal. Ayrı izlenmezse envanter yanlış çıkar.
Depo bazlı görünürlük
Temel kural şudur: satış ekranında görünen miktar, o siparişin karşılanacağı depodaki miktar olmalıdır.
Toplam miktarın gösterilmesi yanlış vaatlere yol açar. Ancak diğer depolardaki miktarın da görülebilmesi gerekir — transfer kararı buna dayanır.
Pratik çözüm, varsayılan olarak kendi deposunu göstermek ve talep halinde tüm depoları listelemektir.
Depo bazlı ekstre ve durum raporları da gereklidir; okuma yöntemini stok ekstresi yazısında anlattık.
Sipariş hangi depodan karşılanır?
Çok depolu yapıda her sipariş için bir karar verilir: hangi depodan çıkacak? Bu karar kurala bağlanmazsa her seferinde tartışılır.
Yaygın kurallar şunlardır: müşteriye en yakın depo, stoğu en fazla olan depo veya sipariş kanalına atanmış sabit depo.
E-ticaret siparişlerinde genellikle ayrı bir depo tahsis edilir. Bu, mağaza stoğunun online satışla tükenmesini önler; depo ve pazaryeri stok uyumu yazısına bakın.
Bayi ve perakende kanallarının aynı stoktan beslenmesi de dikkat gerektirir; e-ticaret ve B2B aynı stok yazısında ele aldık.
Transfer düzeni
Depolar arası hareket, çok depolu yapının günlük rutinidir. Her transferin fişe bağlanması ve kabul adımıyla kapanması gerekir.
Kabul adımı olmadan yapılan transferler "yolda kayıp" mal üretir. Akışı transfer fişi yazısında ayrıntılandırdık.
Transfer taleplerinin de kayda geçmesi önerilir. Şubenin merkezden mal istemesi sözlü değil, kayıtlı bir talep olmalıdır.
Sık transfer edilen ürünler, aslında yanlış dağıtımın işaretidir. Kritik seviyeleri depo bazlı ayarlamak bu trafiği azaltır; kritik stok seviyesi yazısına bakın.
Kapsam ve yetki
Depo sayısı arttıkça kullanıcıların ne göreceği de tanımlanmalıdır. Mağaza çalışanının tüm depoları görmesi hem gereksiz hem karışıklık kaynağıdır.
Kapsam modeli, kullanıcıyı yetkili olduğu depolarla sınırlar. Merkez ekipler ise konsolide görünüm alır; şube ve depo kapsamı yazısında ele aldık.
Depo sayısı çoğaldığında gruplama gerekir. Bölge veya tür bazlı depo grupları raporlamayı sadeleştirir; depo grupları yazısına bakın.
Tüm depo tanımları ve hareketleri stok modülünde tutulur; yetki ayrımını yetkilendirme sağlar.
Yeni depo açarken
Yeni bir depo açmak, sistemde bir kayıt oluşturmaktan ibaret değildir. Doğru bir açılış, sonraki aylarda yaşanacak fark ve karışıklıkların çoğunu baştan önler.
İlk karar, deponun ne amaçla kullanılacağıdır. Satılabilir mal mı tutacak, yoksa karantina veya iade alanı mı olacak? Bu ayrım, deponun satış ekranlarında görünüp görünmeyeceğini belirler.
İkinci adım açılış bakiyesidir. Depo boş başlıyorsa sorun yoktur; mevcut bir alanı sisteme alıyorsanız sayım yapılmalıdır. Tahminle girilen açılış miktarı, ilk sayımda büyük bir fark olarak karşınıza çıkar.
Üçüncü adım kullanıcı yetkileridir. Yeni depoyu kimin göreceği ve kimin hareket girebileceği açılışta tanımlanmalıdır; sonradan eklenen yetkiler genellikle gereğinden geniş verilir.
Son olarak kritik stok seviyeleri bu depo için ayrıca belirlenmelidir. Ana depoya göre ayarlanmış seviyeler, küçük bir şube deposunda anlamsız kalır; kritik stok seviyesi yazısına bakabilirsiniz.
Depo bazlı raporlama
Çok depolu yapıda raporlar iki seviyede okunmalıdır: konsolide ve depo bazlı. İkisi farklı soruları cevaplar ve biri diğerinin yerine geçmez.
Konsolide görünüm "toplam envanterimiz ne kadar" sorusuna cevap verir ve finansal planlama için kullanılır. Depo bazlı görünüm ise operasyonel karar üretir: nereye mal göndermeliyim, nerede fazla var?
Depolar arasındaki dengesizlik en değerli sinyaldir. Bir üründen bir depoda çok fazla, diğerinde hiç yoksa transfer kararı verilir. Bu analiz düzenli yapılmadığında, bir depoda ölü stok birikirken diğerinde satış kaçar.
Depo bazlı devir hızı da farklı çıkar. Aynı ürün bir lokasyonda hızlı, diğerinde yavaş dönebilir; bu, dağıtım kararlarını doğrudan etkiler. Stok devir hızı yazısında hesaplamayı ele aldık.
Raporlar operasyonun yazdığı kayıttan beslenir; ayrı bir veri seti tutulmaz. Genel yaklaşımı raporlama sayfasında bulabilirsiniz.
Sık sorulanlar
Kaç depo tanımlanabilir?
Pratik bir sınır yoktur. Önemli olan her deponun gerçek bir operasyonel karşılığı olmasıdır.
Sayım tüm depolarda aynı anda mı yapılmalı?
Hayır, depo bazlı kısmi sayım daha pratiktir; depo sayımı yazısına bakın.
Farklı şirketlerin depoları ayrılır mı?
Evet; çoklu şirket kapsamı şirket sınırını korur.
Depo bazlı maliyet takip edilir mi?
Maliyet yöntemi tercihine bağlıdır; mali müşavirinizle netleştirin.
Çok depolu çalışmak, stok yönetimini zorlaştırmaz; sadece doğru soruyu değiştirir. "Ne kadar var" yerine "nerede ne kadar var" sorusuna hazır olmak gerekir.
EQLEM ekibiyle görüşerek depo yapınızı ve sipariş yönlendirme kurallarınızı planlayabilirsiniz.

